Konuşma eğitimine ihtiyaç var mı?
Nasıl konuştuğunuzu hiç düşündünüz mü? Sesinizin niteliğinin ve başkalarına neler söylediğinin farkında mısınız? Konuşmayı kimden ve nasıl öğrendiniz? Bu sorular belki de hiç aklınıza gelmedi. Başarımızın ve mutluluğumuzun temeli konuşmadaki başarımızdır ve konuşma başarımız, üzerinde dikkatle durulması gereken önemli bir konudur.
10. yy’da Yusuf Has Hacip, Kutadgu Bilig adlı eserinde:
“İnsanda dilince değişir kader,
Ya yurda baş olur ya başı gider”
Beytiyle bu önemli konuya dikkatleri çekmiştir. Konuşma, güzel ve etkileyici bir biçimde konuşma, kimlik göstergesidir. Güzel konuşma bir sanattır ve her sanatta olduğu gibi, bu sanatın icrasında da eğitime ihtiyaç vardır.
Konuşma sanatıyla uğraşanlar, konuşmanın özel bir yetenek değil, taklit yoluyla elde edilen bir beceri olduğu konusunda hemfikirdir.
Konuşmayı aile ortamında, annemizi önce dinleyerek sonra da sesleri tek tek taklit ederek öğrendik. Konuşmayı öğrenirken önce annemizi, daha sonra yakın çevremizdekilerin konuşmasını örnek aldık. Dolayısıyla hangi örneğe uyduysak, onun konuşma tarzını benimsedik. Konuşma sesimiz, kurduğumuz cümleler, kelimeleri telaffuz edişimiz, hatta sesin kalitesini belirleyen soluk alıp verme biçimimiz de ailemizden menkuldür. Ailemiz konuşma konusunda eğitimli miydi? Konuşma tarzımız çoğu zaman, aile ortamında tesadüflerin elinde bilinçsizce şekillendi. Aile ortamında üzerinde titizlikle durulmayan konuşma eğitimi, ne yazık ki eğitim kurumlarında da verilmemektedir. Toplum olarak bizler, gerçek bir konuşma eğitimi almadan hayata atılmaktayız. Bu sebeple birçok insan konuşurken yaptığı hataların ve ses kusurlarının farkında bile değildir.
Aile saadetimiz, kişisel başarılarımız, iş hayatındaki yükselişimiz gelip gidip konuşma denen mucizede düğümlenirken bizler vasata razı mı olacağız? Toplumda pek az insan konuşmanın eğitimle mükemmel hale gelebileceğinin farkındadır. Konuşma, birtakım ahenk unsurlarının öğrenilmesi ve bilinçli olarak kullanılmasıyla etkileyici hale gelecektir. Ayrıca, dilimizin konuşurken ortaya çıkan birtakım özellikleri vardır ki bunlar ancak konuşma eğitimi esnasında öğretilir. Türkçenin yazıldığı gibi okunmadığını, okunduğu gibi yazılmadığını da konuşma eğitiminde öğreniyoruz.
Meram anlatırken, maksada en uygun kelimenin seçilmesi ve kelimelerin doğru telaffuz edilmesi konuşmayı güzelleştiren unsurlardandır. Bu bilinçle, konuşma eğitimi esnasında üslup geliştirme çalışması yapılmalı, kelime hazinesi zenginleştirilmelidir. Unutulmamalıdır ki bir odalık tuğla ile ancak bir oda yapılabilir; saraylar ve kâşaneler inşa etmek istiyorsanız tuğlalarınızı artırmanız gerekmektedir. Konuşmada başarı için, sadece sesin eğitilmesi yeterli değildir, üslup da güçlendirilmelidir.
Konuşmanın gözden kaçan bir başka yönü ise, sesimiz biz fark etmeden yabancılara bizle ilgili pek çok şey söyler. Dikkatli kulaklar sesimizde gizli kimliğimizi, o an ki ruh halimizi ve duygularımızı rahatlıkla deşifre etmektedir. Oysa biz sesimize öylesine alışmışızdır ki başkalarına neler söylediğinin farkında bile olmayız. Sesinizin niteliklerini öğrenip başkalarına ancak bizim istediğimiz şeyleri söyleyebilmesi için de konuşma eğitimine ihtiyacımız vardır. Sesin anlamları üzerinde çalışmak, bize sesi etkileyici bir biçimde kullanma imkânını verir. Sesin anlamlarına hükmetmeyi öğrenmek sosyal hayatta ve iş hayatında etkimizi artıracaktır.
Toplumda sadece konuşmayı meslek edinmiş olanların, yani hatiplerin, avukatların, öğretmenlerin iyi konuşması gerektiğine inanırız. Bu sebepten konuşma eğitimini genellikle gereksiz bir şıklık olarak değerlendiririz. Sesimiz ve sözümüz, bilinçli bir çabayla ve çeşitli alıştırmalarla, dili daha doğru kullanmamızı sağlayacak bilgiyle mükemmel hale getirilebilir.
Konuşmanın kişilik gelişiminde ve toplumsallaşmada çok önemli bir rolü olduğu unutulmamalıdır.
Suna OKUR
Diksiyon (Güzel ve Etkili Konuşma) Eğitmeni