[Enegram Ekibi 1] - Kişilik şifreni çöz; başarıyı yakala
Nuriye Akman
12 Aralık 2004, Pazar
Geçenlerde Turkuaz'da Kuraldışı Yayınları'ndan çıkan "Kişilik Tipleri, Enegramla Kendinizi Keşfedin" kitabından yola çıkarak "Tanrım beni sevgimden koru" başlıklı bir yazı yazmıştım.
Bu yazı beni enegramı Türkiye'de en iyi bilen Sıfır Merkez Grubu ile tanıştırdı. Selim ve Fatih Uzunoğlu ile Yusuf Karabulut beni aradılar ve çalışmaları hakkında bilgi verdiler. O yazımı okumayanlar için hatırlatayım: Enegram denen, kişilik yapılarını fiziksel, zihinsel ve duygusal merkezli üç gruba bağlı dokuz kategoride toplayan bu insan doğasını haritalama metodunun kökeni, Orta Asya İslam mutasavvıfları. Batı'da son yirmi yıldır geniş araştırmalara konu oluyor ve istihbarattan siyasete, eğitimden iş dünyasına kadar pek çok alanda uygulama projeleri geliştiriliyor. Enegram ayrıca bireylere manevi gelişim modeli sunuyor. Uzmanlar enegramı insani bilimlerin birleşik alan teorisi olarak yorumluyor. Batı üzerinden kendi kültürel mirasımızı keşif yolculuğu yapan konuklarımdan öğrendiklerim beni o kadar heyecanlandırdı ki, sizi de bu duyguma ortak etmek istedim. Ee, ne de olsa mizacımın duygusal merkezde yer aldığını ve karakterimin 3 no'lu "başaran" tipinde kristalize olduğunu öğrenmiş bulunuyorum.
Batı'da özellikle ABD'de kişilik tiplerinin analizinde kullanılan enegramı Türkiye'de en iyi bilen insanlardan birisiniz. Ve benim soracak o kadar çok sorum var ki...
Enegram, insan doğasına ait çok kritik bilgileri dinamik bir sistem içinde açıklayan bir ego analiz modeli. Egonun temel görevi, ayakta kalma stratejilerini otomatik olarak bilinçaltında depolamak ve onları kullanarak hayatı sürdürebilir kılmak. Enegram, her egonun bunu nasıl gerçekleştirdiğini, egonun 1-9 arasındaki sayıların kombinasyonuyla oluşan ayakta kalma barkodlarını öngörüyor. Enegram günümüzde psikolojik rehberlik yanında, bilim, felsefe, ilahiyat ve iş dünyasının kavram ve dilleriyle ifade edilebilen bir olgunluğa ulaştı. Batı'da onlarca enegram ekolü var. 21'inci yüzyılın yeni yönetim tarzı ve toplum projesini hazırlamada da faydalanılıyor. 1995'ten beri enegram modeli Stanford Üniversitesi'nin değişik birimlerinde akademik alanda yeni yaklaşımlar ve teoriler üretmek için kullanılıyor. 2004 Ağustos'unda Ginger Lapid-Bogda tarafından "Bringing out the best in yourself at work.. McGraw Hill." isimli bir kitap yayınlandı. Bu kitapta, CIA yanında Sony, Hewlett Packard, Disney gibi büyük şirketlerin enegramı yoğun şekilde her seviyede kullandıkları anlatılıyor. Enegram son yıllarda Hollywood'da karakterlerin seçiminde ve senaryo yazımında dikkate alınıyor. Her temel kişilik motifinin tüketim tarzları, yeme içme alışkanlıkları farklı olduğundan enegram tüketici davranışlarının analizinde de büyük yarar sağlıyor.
Enegramın kökeni Doğu mistisizmine dayanıyor. Bugünlere nasıl geldi?
20. yüzyılın başlarında Kars'ta yaşayan ve Anadolu'yu, Orta Asya'yı karış karış gezen mistik yönü ve sezgileri güçlü Gürcü asıllı Gurdjieff, eserlerinde bu bilgiyi Orta Asya'daki sofilerden ve Nakşibendilik ekolleri içerisinden derlediğini belirtiyor. Ayrıca belgelerde Şam'da yaşayan Nakşibendi şeyhlerinden Abdullah Dağıstani Hazretlerinden de bu bilgiyi aldığı belirtiliyor. Bir de Oscar Ichazo. O da enegramı Afganistan'ın Pamir Dağlarındaki sofi dervişlerden elde ettiğini söylüyor. 20. yüzyılın ortalarından 1985'e kadar uzun dönem, Kaliforniya'da yaşayan psikiyatr Claudio Naronjo başta olmak üzere, Esalen Enstitüsü bu bilgiyi modern psikolojiye adapte ile uğraşıyor. 1995'te Stanford Üniversitesi'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen ilk uluslararası toplantıda enegramın psikoloji ve psikiyatriyle sentezlenmiş halini anlatıyorlar. Enegramla ilgili ilk sistematik bilginin kamuoyuyla paylaşımı, 1985'te Helen Palmer'ın enegram hakkında yazdığı bir kitapla gerçekleşiyor. Daha sonra Riso ve Hudson tarafından, Türkçesini okuduğunuz Enegram isimli kitap yayınlanıyor. Şu an Batı'da enegram hakkında yüzden fazla kitap yayınlanmış olup aylık enneagram dergisi ve düzenli yıllık ene-gram kongreleri yapılıyor.
Bu bilgi insanın iç dünyasını bu kadar güçlü çözümlüyorsa tehlike de arz edebilir.
Tabii gayri ahlaki kullanılma tehlikesi var. Çünkü insanın motivasyonlarını, zaaflarını biliyorsunuz. Kendimizi, diğer insanların farklılıkları üzerinden tanıma dürbünü olan enegramı, empati ve farklılıkları anlama bilincini geliştirmek ve özbenliğimizle barışık bir hayat sürmek için yol gösterici bir harita olarak kullanmalıyız. Enegram modelini aktif olarak kullanan CIA, bu enegram modeliyle on beş yıldan beri dünya liderlerini izliyor ve onların olası davranış ve karar verme modellerini saptıyor.
O izliyorsa MOSSAD da izliyordur.
Muhtemelen. Enegramı doğru anlayıp doğru şekilde kullanmayı öğrendiğinizde insan tabiatını deşifre eden muazzam bir bilgi kümesiyle karşı karşıya kalıyorsunuz. Enegram bilgisiyle "Her insan satın alınabilir" sözünün gerçekleşme ihtimali artıyor. Bu yüzden, asırlarca bu bilgiyi saklamışlar. Şifahi yolla, güvenilir insanlara aktarılarak bugünlere gelmiş.
Enegramdan manevi gelişimimiz için nasıl yararlanabiliriz?
Manevi yolculuk yapmanız için öncelikle kendimizi bilmemiz gerekir. Ego dediğimiz şey, hem nefsi, hem vicdanı içine alan çift yönlü bir yapı. Nefis biyolojik bedenin ihtiyaçları ile bizim psikolojik ihtiyaçlarımızı karşılar. Vicdan ise nefsi kontrol eder. Ego motiflerine göre renklenen bir tarzda bazen nefsin, bazen vicdanın değerleri insana hakim olur. Allah her insanı farklı yaratmıştır. Her insan özel bir esma kombinasyonudur. Dolayısıyla herkesin Hakk'a yolculuğu kendi tabiatı üzerinden kendine has bir üslupla gerçekleşir. İnsan tabiatlarının farklılığını, Ahmet Yesevi Hazretleri çok güzel uygulamış. Talebelere rehberlik yapmadan önce, üç ay, beş ay, onlar üzerinde gözlem yapıyor, sonunda onları üç gruba ayırıyormuş: Âşık veli olmaya aday, ârif veli olmaya aday ve aksiyon velisi olmaya aday insanlar. Şimdi biz 2004'teki insan tabiatlarının fizik (öfke baskın), duygu (sevgi baskın) ve zihin (korku baskın) merkezli şeklinde yapılan üçlü modellerine baktığımızda, bu ayrıştırmanın tamamen insan tabiatının yapısına uygun bir sistem olduğunu fark ediyoruz.
Siz enegrama nasıl ulaştınız?
Arkadaşlarımızla, insan genom haritasının deşifre edilmesinin açtığı yeni ufuklarda, insanın doğasını nasıl çözümleyebiliriz sorusundan yola çıktık. Arapça, Osmanlıca bilmiyoruz. Sadece İngilizce bildiğimiz için sürekli Batı'yı takip ettik. Amerika'da her türlü düşünceyi harmanlayan liberal bir bilim anlayışı var. Önce iş dünyasında yoğun kullanılan, "insan dinamiği" yaklaşımıyla tanıştık. Bu modelin kökeninin antik dünyanın bilgeliğine dayandığı söyleniyordu. İz sürdüğümüzde bunun enegram modelinin herkes için kullanılabilir bir sürümü olduğunu ortaya çıkardık. İnsanda üç merkez, üç kuvve ve ego fonksiyonunu düzenleyen üç prensip var. Bunlar insan dinamiğinde fizik, duygu ve zihin olarak sofizmde ise nefis, kalp ve akıl veya gadabi, şehevi ve akli kuvveler olarak ifade ediliyordu.
Enegramın diğer kişilik modellerinden farkı nedir?
Farkı insan davranışlarının arkasında yatan motivasyonları, parçalı değil, bütüncül şekilde modellemesi, ego merkezli kişilik ile özbenlik merkezli kişilik gelişimleri arasındaki bağlantıları ortaya koymasıdır. Ego doğumdan sonraki 18. haftadan itibaren başlıyor ve üç yaşına gelindiğinde belirgin şekilde kendini gösteriyor. Her insan doğduğunda, özüyle doğrudan bağlantılı, sıfır konumunda, baskın mizacının kontrolünde, belli bir kişilik istasyonuna doğru şekillenmeye meyilli.
Sıfır noktası, Allah'a en yakın hali herhalde insanın. Büyüdükçe uzaklaşıyor olmalı o noktadan..
Çok doğru. Herkes dairenin merkezinde, tertemiz bir özle doğuyor. Ego oluşumu, buhar misali akışkan dinamik bir özle başlıyor. Doğumdan sonra bu yapı, kristalleşmeye, buzlanmaya başlıyor. Kristalizasyonu yapan üç temel duygu öfke, korku ve sevgiyle bağlantılı utanma hissidir. Eğer sizde sevgi baskınsa duygusal alanda bir benlik buzlaşması yaşıyorsunuz. Dolayısıyla enegram modelinde koordinatlarınız ya 2 , ya 3, ya 4 oluyor. 2'lerde duygusallık aşırı şekilde dış dünyaya yönelik, 4'lerde içe yönelik, 3'lerde duygusallık bastırılmıştır. 2'ler duygusal-fiziksel ağırlıklı, 3'ler zihinsel-fiziksel ağırlıklı, 4'ler duygusal-zihinsel ağırlıklı davranış gösterirler. Eğer baskın olan kristalizasyonu başlatıcı duygu öfkeyse, ego motifiniz, ya 8, ya 9, ya 1 oluyor. 8'lerde öfke aşırı şekilde dış dünyaya yönelik, 1'lerde içe yönelik, 9'larda ise bastırılmıştır. 8'ler fiziksel-zihinsel, 9'lar fiziksel-duygusal, 1'ler fiziksel-zihinsel ağırlıklı davranış gösterirler. Eğer korku baskınsa, ego orbitaliniz, ya 5, ya 6, ya 7 oluyor. 5'lerde korku, içe yönelimle, 7'lerde dışa yönelimle, 6'larda bastırılarak kontrol edilir. 5'ler, zihinsel-fiziksel, 6'lar duygusal-zihinsel, 7'ler zihinsel-duygusal ağırlıklı davranışlar gösterirler.
Aralarında bağlantı var mı?
Bütün bu benlik istasyonları birbiriyle ışık ve renk spektrumu gibi bağlantılı ve dinamik akış içindedir. Bağlantıları ve dinamik akışı kaybedip, bir istasyona hapsolmak, sağlıksız ego fonksiyonlarına yol açıyor. Dolayısıyla dairenin merkezinden çevreye doğru gittikçe, kişi öz benliğinden uzaklaşıp, ego maskelerini kuşanmaya başlıyor. Değişik seviyelerde kişinin özüyle ve ben ötesi donanımlarıyla bağlantısı koptuğundan bu durum, tasavvufta benlik hapishanesi olarak ifade edilir.
Yani biz istersek kişilik yörüngemizi değiştirebiliyor muyuz?
Merkeziniz değişmiyor; ama entegrasyon yaparak, diğer istasyonlarla bütünleşebiliyorsunuz. Pergel gibisiniz. Merkezinizde kalarak tur yapıyorsunuz. Her çocuğun yaratılıştan çevre faktörlerinin de etkisi ile bazı erdemlere ve faziletlere yatkınlıkları vardır. Karakter eğitiminde başarılı olmanın ön şartı, anne babanın, öğretmenlerin çocukta hangileri doğuştan geliyor ve baskın, hangileri zayıf, bunu bilmesi. Örneğin, çocuk doğuştan yardımseverse, siz bu çocuğa sürekli "yardım et" derseniz, çocuk yarın kendine, malına sahip olmamayı öğrenir. Halbuki böyle bir durumda tam tersine onu dengeye getirmek gerekiyor. Ahlaklı olma, bir işin doğru yerde, doğru zamanda, doğru miktarda yapılmasıdır. Bunların biri değiştiğinde ahlak kalmaz. İfrat ve tefritler yaşarsınız.
Peki insanın gizemi bir modelle anlaşılır mı?
Enegram bilgisiyle tanışan insanların çok sık yaptıkları hata, insanları tek numaraya indirgeme, oraya hapsederek tek bir benlik istasyonuyla özdeşleştirme, her şeyi sadece mizaç ve kişilik barkoduyla açıklama, dolayısıyla değişme, gelişme ve olgunlaşmalarının önünü tıkamadır. İnsanın kişiliğini yüzde yüz kesinlik de çözümlemek imkansız. Ancak onu hakikate en yakın şekilde değişik modeller kullanarak öngörebilirsiniz. Biz model olarak enegramı, Jung'un kişilik fonksiyonlarını ve insanın 22 adet iç istek profilini sıfır merkez yaklaşımı ekseninde kullanıyoruz. Bu konuya meraklı olanlar www.kisiliktesti.com sitesine girip testleri online yapabilir. Eğer kişi daha detaylı bilgi ve kişilik analizi yaptırtmak istiyorsa, daha sonra o kişiye randevu verilir, kişiyle mülakat yapılır ve böylece yazılı testte verilen cevaplar doğrulanır.
Yarın: Enegram ve Bediüzzaman