[Hazım Babat 2] - ‘Kadından başbakan olur, ağa olmaz’
Nuriye Akman
Hazım Babat, bir kadının aşiret reisi olamayacağını söylüyor. Başbakan’ın bir kadın olduğu hatırlatıldığında ise “Başbakan profesördür, okumuştur” karşılığını veriyor. Bu kez, “Ama siz de okumadınız” diyoruz, yanıt: “Ben kadından becerikliyim, her yeri gezmişim. Bir kadından daha iyiyim.”
Babat aşiretinin reisi Hazım Babat, diğer aşiret reisleri ile birlikte Başbakan Tansu Çiller’e gittiklerini, çünkü Çiller’in “Kapım herkese açık” dediğini söyledi.
Hazım Babat ile yaptığımızın söyleşinin ikinci bölümü şöyle:
Sayın Çiller’in sizin gelişinizden haberi var mıydı?
Kesinlikle yoktu.
Yani Çiller’e sürpriz mi yaptınız?
“Herkese kapım açıktır” dediği için biz de onun kapısına gittik.
Başbakan’ın kapısına rastgele gidilir mi? Kim aldı randevuyu?
Ee, şimdi, tabii Sayın Başbakan’dan randevu aldık. Ama Güneydoğu Anadolu’dan geldiğimizi bilmiyordu.
Başka nereden gelecektiniz? Başbakan’ın sizi kabul edeceği haberini nasıl aldınız?
Bizim köyde jandarma alayı var. Şırnak Tugayı telsizle oraya bildirdi. Jandarma Alay Komutanı çağırdı. Helikopterle Diyarbakır’a, sonra da buraya geldik.
Jandarma komutanı size ne dedi?
Dedi ki “Senin bir işin var Ankara’da, TRT bir röportaj vermenizi istiyor.” “Hay hay” dedik. TRT ve Emniyet Genel Müdürümüz, aşiret reislerinin hepsini orada toplayacakmış.
Bütün randevuları emniyet genel müdürü mü ayarladı?
Jandarma Genel Komutanı ile Emniyet Genel Müdürü.
Sayın Çiller’e neler söylediniz?
Güneydoğu Anadolu’da bayağı boşluk olduğunu, bu boşluğun doldurulmasını, seçimle ilgili önlem alınmasını söyledik. Yıllardan sonra ilk kez bir Başbakan ve Emniyet Genel Müdürü bizi kabul etmiş oldu. Çok memnun olduk.
Yani Çiller sizi kazandı mı?
Çiller bizi kazandı. Ama bundan asıl Türkiye Cumhuriyeti Devleti kazançlı çıktı. Başbakan’la on dakika görüştük. Her şeyi anlatmaya fırsat bulamadık.
Cumhurbaşkanı ile randevunuzu kim ayarladı?
Sayın Cindoruk. Demirel ile kırk beş dakika görüştük. Bayağı anlattık ona. Türkiye Cumhuriyeti’nin bize sahip çıkmasını istedik.
Sandıktan yine DEP çıksa ne yaparsınız?
Çok rahatsız olurum. Ama kanunun dışında bir şey yapmam. Türkiye Cumhuriyeti’nde demokrasi vardır. Ama DEP kazanırsa ben çok rahatsız olurum.
Diyelim ki DEP dışında, sizin tuttuğunuz partide çıkmadı sandıktan. Yine rahatsız olur musunuz?
Ben hangi partiyi tutuyorsam, diğer parti kazanırsa rahatsız olurum ama DEP kazanırsa daha fazla rahatsız olurum.
Tabii köyde kimin kime oy verdiğini belirlemek kolay. Bu rahatsızlığınızı nasıl gösterirsiniz?
Yani inceleme yapacağız. Kim ne yapmışsa, kim kime vermişse bakacağız.
Onlara vereceğiniz en büyük ceza ne olur?
Vallahi cezası şu kadardır, birbirimizle konuşmayacağız o kadar. “Gelmeyin yanımıza” diyeceğiz.
Reisin konuşmadığı biriyle köylü de konuşmaz, değil mi?
Çoğu konuşmaz.
Bu durumda göç mü edecek?
Öyle zor durumlar yok.
Anadiliniz Kürtçenin eğitim dili olmasını ister miydiniz?
Hayır. Herhangi bir devlette geçerli mi bu dil? Onun için ben ne yapacağım. Yeteri kadar biliyorum. Zaten Kürtçenin yüzde otuzu hep Türkçeye benziyor. Kelimeler birbirinin aynı.
Yani Kürtçe diye bir dil yok mu?
Kürtçe var ama aşiretler arasında birbirine benzemiyor. Mesela Diyarbakır tarafındaki Kürtçenin yüzde altmışını ben anlamıyorum.
Aşiret reisi karısı olmak zor bir iş midir köyde?
Normaldir.
Bakkalın karısı olmakla farkı yok mu?
Ee, tabii aşirette hanımlar onun saygısını tutuyor.
O da hanımların reisi mi?
Hanımları çağıracak, görev verecek ha? Yok, öyle şey! Normal olarak evimde oturuyor.
Onun tahsili var mı?
İlkokul.
Karınız sizden tahsilli demek.
Evet, onun köyünde ilkokul vardı.
Karınızın görevleri arasında elinize su dökmek, ayağınızı yıkamak gibi şeyler var mı?
Var, tabii var.
Ayaklarınızı karınız mı yıkıyor?
O leğen getiriyor, ayaklarımı yıkamak için ama ben onu pek yapmıyorum.
Neden? Bu, her erkeğin hoşuna gider.
Yok, yok benim hoşuma gitmiyor.
Sizce kadından aşiret reisi olur mu?
Olmaz.
Ama Başbakan’ımız kadın.
Başbakan profesördür, okumuştur. Ama o kadın okumamış.
Ama siz de okumadınız. Şimdi reissiniz.
Ben ondan becerikliyim, her yeri gezdim. Bir kadından daha iyiyim.
Televizyonda en çok hangi programları izliyorsunuz?
Dizileri, Türk filmlerini.
En sevdiğiniz dizi Yalan Rüzgârı mı?
Evet, evet saat yediden önce. Evet doğru.
Hiç sinemaya, tiyatroya gittiniz mi?
Hayatta tiyatroya gitmedim. Sinemaya 1981’de iki kere gittim. Pavyona gitmedim.
Günlerdir Ankara’da sizi ağırlıyorlar. Çeşitli yerlere götürüyorlar. En çok hangi gece kulübünü beğendiniz?
Gitmedik öyle yerlere. Bazı lüks yerlere yemek yemeye gittik. Hacı Arif Bey’e gittik, başka bir yere gitmedik.
Sizin amcanızı ve Yarar aşiretinden üç kişiyi öldürdüğünüz haberleri doğru mu?
Kesinlikle yalan. Şu anda Uludere’deki savcılık da oradadır. Şırnak’taki de oradadır. Bunların hepsi lekedir efendim. Türkiye Cumhuriyeti toprağına, bayrağına bağlı olduğumuz için leke sürüyorlar bize. Amcam Halit Yarar’ı PKK öldürmüş herkes biliyor bunu.