Büyükada Anadolu Kulübü, dün öğle yemeğinde Başbakan Erdoğan'ı ağırladı. Bazı bakan ve milletvekilleri, Adalar'ın sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, dinî cemaatlerin liderleri, AK Parti il ve ilçe başkanları, İstanbul Valisi, Büyükşehir Belediye Başkanı, Adalar Kaymakamı ile Belediye Başkanı, gazeteciler ve bazı ada sakinlerinin davetli olduğu yemek bir saat gecikmeyle 14.30'da başladı.
Tüm masalar adaların simgesi, çiçekten dalları görünmeyen begonvillerle süslenmişti.
Başbakan'ın teşrifleri anons edildiğinde davetliler ayağa kalkarak kendisini selamladı. Başbakan Erdoğan, yerine oturmadan önce rüzgârdan dağılmış olmalı ki kendisine uzatılan bir tarakla saçlarını taradı. Tarağı yardımcısına iade etti ve herkesi mütebessim bir çehre ve göz temasıyla selamladı.
Yaklaşık bir ay önce Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın oğlunun düğününde Başbakan'dan Adalar'ı ziyaret etmesini isteyen Kezban Hatemi, bir teşekkür ve hoş geldiniz konuşması yaptı. Hatemi, konuşmasını elindeki yazılı kâğıttan okumayı yeğledi. Adalar'ın sorunlarına ilişkin bir raporu bilahare Başbakan'a ileteceklerini ifade etti.
Ardından Başbakan biraz irticalen, biraz önündeki promptor cihazından okuyarak davetlilere hitap etti. Adaların doğa güzelliği ve farklılıkları barındıran müstesna yapısının korunması gerektiğine değindi, daha önce yaptıkları hizmetleri hatırlattı ve yaradılanı, Yaradan'dan ötürü sevdiklerini tekrarladı. "Kucaklaşmak, olmazsa olmazımız." dedi.
Başbakan, dinî ve etnik yapısı ne olursa olsun, hiçbir grubun sorununun kendileri için diğerinden üstün ve önemli olmadığını söylerken, sanırım Kürt açılımı dolayısıyla, "Ey cemaat üyeleri, sizleri unutmuş değiliz" demek istiyordu.
Dini liderler Başbakan'la aynı masada yan yana oturdular. Selamlaşmanın dışında aralarında bir konuşma geçmese de, Başbakan'ın asıl vermek istediği kucaklaşma mesajının sembolik fotoğrafını memnuniyetle oluşturdular. Bu fotoğrafı, pembe begonvil dalları süsledi.
Başbakan konuşmasında Acemlerin şöyle bir sözü vardır, diyerek Farsça olarak, "Oturdular, konuştular ve dağıldılar" anlamına gelen tekerlemeyi söyledi ve 'İnşallah bizimki böyle olmaz.' dedi. Başbakan, yemeğin ardından dolaşmaya çıkarken, davetlilerin aklında herhalde bu söz kalmıştı.